| İşbirliğine Dayalı Öğrenme Yöntemi İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME YÖNTEMİ (İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME) GİRİŞ İşbirliği düşüncesi insanlık tarihi kadar eskidir. İlkel toplumlarda vahşi hayvan saldırısı doğal afet v.b. olaylarla başa çıkmak, biyolojik yaşamı sürdürmek için avcılık, yiyecek toplama gibi etkinlikler işbirliği ile olmuştur. Bizim kültürümüzde de işbirliğine özel önem verilmektedir. Bu önem “imece” geleneğinde ve “bir elin nesi var iki elin sesi var”, “anca beraber kanca beraber” atasözlerinde açıkça görülmektedir. Bireyler gibi toplumlarda varlıklarını sürdürebilmek için işbirliği yapmak zorundadırlar. Birbirlerinden hammadde alımından felaket zamanlarında dayanışmalarına (İzmit depreminde bu tür olaylar yaşanmıştır), çevre sorunlarını çözmek için ortak bir strateji oluşturmalarına kadar birçok alanda toplumlararası işbirliği söz konusudur. İşbirliği gibi işbirlikli öğrenmenin temelleri de oldukça eskiye dayanmaktadır. Birçok öğretmen işbirlikli öğrenme kavramını bilmeden bu yöntemi uygulamış olabilir. Örneğin köy enstitüleri ve birleştirilmiş sınıflarda üst sınıftaki öğrencilerin, alt sınıftaki öğrencilerin öğrenmesine katkıda bulundukları belirtilmektedir. Dewey (1957), işbirliğini demokratik yaşamın bir gereği olarak görmekte, işbirliği becerilerinin kazanılabilmesi için sınıfta işbirliğine yer verilmesi gerektiğine inanmaktadır. Böylece öğrenciler yanlızca seçim yapmayı, kararlara katılmayı değil aynı zamanda başkalarının haklarına saygı göstermeyi, onları anlamayı ve başkalarıyla birlikte çalışmayı öğrenecektir. Sosyal Psikoloji alanında çalışan ve Johnson ve Johnson modelinin temelini oluşturan Deutsch, 1949 yılında yayınladığı ve daha sonra klasikleşen makalesinde sosyal etkileşimi a) yarışma, b) işbirliği ve c) bireysel çalışma olmak üzere üçe ayırmıştır. Bu çalışma sonucunda işbirliği grubunda çalışan üniversite öğrencilerinin yarışma grubundakilere göre daha olumlu etkiler altında kaldıkları ortaya çıkmıştır. İşbirlikli öğrenme ortamlarında üyeler birbirine yardımcı olduğu için hoşlanma, yarışma ortamında ise engellemeye çalıştıkları için hoşlanmama durumları egemen olur. İşbirlikli öğrenme başta ABD olmak üzere birçok ülkede yoğun bir ilgi görmesine rağmen ülkemizde henüz yeni bir konudur. Şu anda çok az sayıda sınıfta uygulanmaktadır. İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME NEDİR? NE DEĞİLDİR? İşbirlikli öğrenme, öğrencilerin küçük gruplar oluşturarak -bir problemi çözmek ya da bir görevi yerine getirmek üzere- ortak bir amaç doğrultusunda birbirlerinin öğrenmesine yardım ederek birlikte çalışma yoluyla bir konuyu öğrenme yaklaşımıdır. Ancak her grup çalışması da işbirlikli öğrenme değildir. Örneğin öğrencilerin yetenek ve başarı durumlarına göre gruplandırılması işbirlikli öğrenme değildir. Bir grup çalışmasının işbirlikli öğrenme olabilmesi için gruptaki öğrencilerden beklenen hem kendilerinin hem de diğerlerinin öğrenmesini en üst düzeye çıkarmaya çalışmaktır. Bir başka deyişle işbirlikli öğrenme öyle düzenlenir ki gruptaki her üye gruptaki diğer üyeler başarmadan kendisinin de başaramayacağını bilir ve bu nedenle diğer arkadaşlarının öğrenmesine yardımcı olur. Sonunda elde edilen başarı tek tek bireylerin katkısıyla elde edilmiş grup başarısıdır. İşbirlikli öğrenmenin gerçekleşebilmesi için bir gruptaki bireylerin birbirinden bağımsız olarak işin bir kısmını yapmaları da yeterli değildir. İşbirliği için öğrencilerin birbiriyle etkileşerek birbirine yardımcı olması ve ortak bir ürün ortaya koyması esastır. İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME TEKNİKLERİ 1) Birlikte öğrenme En önemli özellikleri; grup amacının olması, düşünce ve malzemelerin paylaşılması, iş bölümü ve grup ödülüdür. İlk uygulamaları sırasında öğrencilerin bir tek ürün ortaya koymak için grup halinde çalışması; düşüncelerini malzemelerini paylaşmaları, soruları öğretmenden önce birbirine sormaları; grup ediminin ödüllendirilmesi sağlanmıştır. 2) Akademik çelişki Akademik çelişki stratejisi en “güçlü, dinamik, heyecan verici, katılım sağlayıcı,” ancak en az kullanılan öğrenme stratejilerinden biridir. Bunun nedenleri (a) çelişkinin bir öğretim stratejisi olarak nasıl kullanılacağının tanımlanmamış olması, (b) öğretmenin akademik çelişkiyi nasıl uygulayacağı konusunda yetiştirilmemiş olması (c) genel olarak insanların çelişkiden çatışmadan korkmalarıdır. Oysa sağlıklı bir öğrenme durumunda çatışmalar, çelişkiler kaçınılmazdır. Çelişki bir öğrenim fırsatı olarak kullanılabilir. Akademik çelişki kritik düşünmenin akılcı yargılara ulaşmanın öğretilmesinde etkili olabilecek bir stratejidir. İlk, orta ve yüksek öğretim sınıflarında Sosyal ve Fen Bilimlerinde, mühendislikte uygulanmaktadır. (1) Öneri hazırlama, (2) görüşlerin sunulması, (3) savunma, (4) karşıt görüşü anlama ve (5) bir karara varma aşamalarından ibarettir. Bu süreç sırasında uyulması gereken birtakım kurallar vardır: 1. İnsanları değil düşünceleri eleştirmek 2. Herkesin birlik olduğunu anımsamak 3. Herkesin katılımını teşvik etmek 4. Katılmasa bile herkesin görüşünü dinlemek 5. Anlaşılmayan yerlerin tekrar açıklanmasını rica etmek 6. Konunun iki yönünü de anlamaya çalışmak 7. Önce bütün bilgileri toplayarak sonra birleştirmek 8. Düşüncelerini değiştirmek için birçok iyi nedeninin olduğuna inanabilmek. Akademik çelişkilerin yapıcı olabilmesi için bazı koşulların yerine getirilmesini gerektirmektedir. 1. İşbirlikli amaç yapısı: İletişimi destekleyici bir hava oluşturur, duygu ve düşüncelerin dikkate alınmasını sağlar. 2. Üyelerin heterojenliği: Kişilik, cinsiyet, tutum, özgeçmiş sınıf, bilgi yetenek öz. dağılımı. 3. Bilgi dağılımı: ne kadar çok bilgi verilirse öğrenme o kadar kaliteli olur. 4. Olumlu anlaşmazlık: Çelişkinin yapıcı olarak kullanılması için birbirlerinin düşüncelerini kabul etmeseler bile kişisel yeteneklerini kabul etmelidirler. Karşıdakinin görüşünü anlama ve düşünceler arasındaki farkları açıklığa kavuşturma becerisi geliştirir. 5. Mantıklı tartışma: Çelişki sırasında öğrenciler düşünce üretmek, ilgili bilgileri toplayıp örgütlemek, mantık süzgecinden geçirmek geçici sonuçlara ulaşmak gibi etkinliklerde bulunurlar. Mantıklı tartışma üst düzey akıl yürütmeyi gerektirir. 3) Öğrenci takımları Bu gruptaki tekniklerin en önemli özelliği öğretimsel hedeflere bütün takım üyelerinin ulaşması koşuluyla elde edilebilecek takım amacı ve takım başarısını vurgulamasıdır. Bir başka deyişle öğrencilerden beklenen takım halinde bir şey yapmak değil takım halinde öğrenmektir. 4) Grup araştırması Grup araştırması yöntemi de bireyler arası diyaloga dayanır. Sınıftaki öğrenmenin duyuşsal ve sosyal yönlerine önem verilir. Verilen bir konu üzerinde araştırma yapılarak grup halinde rapor hazırlanması,sunumu ve değerlendirilmesi öğrenciler tarafından yapılır. 5) İşbirliği-İşbirliği Eğitimin öğrencilerin doğal merak, zeka ve yeteneklerini ortaya çıkarıcı bir ortam hazırlamak anlayışıdır. Bu yöntemde öğrencilerin önce kendilerini sonra dünyayı anlamaları sonra bunu diğerleriyle paylaşmak üzere işbirliği yapmalarını sağlayacak biçimde düzenlenmiştir. 6) Birleştirme Konu grup içindeki üyelere parçalanarak dağıtılır. Herkes kendi konusu üzerinde çalışarak uzmanlaşır. Sonra grup üyeleri birleşerek kendi tecrübelerini diğerlerine aktarırlar. 7) Birlikte soralım birlikte öğrenelim Hazıra konma etkisini ortadan kaldırmaya yani olumlu bağımlılık ,bireysel değerlendirilebilirlik grup ürünü ve ödülü ile yüz yüze etkileşim özelliklerine özel bir önem verilmiştir. (Açıkgöz 1990) 8) Buluş 9) Birleştirme II İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME NASIL UYGULANIR? TEKNİK SEÇİMİ Dersin amacına, konuya, öğrencilerin öğrenme düzeyine yetenek vb. özellikleri ile gereksinimlerine ve eldeki olanaklara bakılarak bir teknik seçilir. SINIF DÜZENİ İşbirlikli öğrenmenin uygulanabilmesi için öğrenciler dizi dizi sıralarda değil birbirini görebilecek ve rahatça iletişim kurabilecek biçimde gruplar halinde oturmalıdırlar. Bu nedenle sıralar grup üyelerinin bir arada oturabileceği şekilde konmalı ve gruplar arasında belli bir mesafe bırakılmalıdır. PLANLAMA Her öğretim etkinliğinde olduğu gibi işbirlikli öğrenme uygulamalarında da planlama gereklidir. Planlama sırasında her şeyden önce işbirlikli öğrenmenin, dersin hangi aşamasında ne kadar süre ile kullanılacağı saptanır. Bu, dersin amacına, konusuna, öğrencilerin düzeyine bakılarak yapılır. GRUPLARIN OLUŞTURULMASI Grup büyüklüğünün 2-6 arasında olmasına ve grupların yetenek, cinsiyet, başarı durumu, etnik köken vb. özellikler açısından heterojen olmasına özen gösterilmelidir. Sınıftaki öğrenci sayısı, grup büyüklüğüne yani her grupta bulunması öngörülen öğrenci sayısına bölünür. Böylece sınıfta kaç grup oluşturulacağına karar verilir. Örneğin 40 kişilik bir sınıfta dörder kişilik 10 grup oluşturulur. Daha sonra öğrencilere gelişigüzel 1-10 arası numara verilir, aynı numarayı taşıyan öğrenciler bir araya gelerek grupları oluştururlar. Bazen sınıfta aynı mevsimde doğanların adı aynı harfle başlayanların, adında aynı harfi taşıyanların bir grup oluşturmaları istenebilir. Bu öğrencileri seçkisiz yolla gruplandırmada kullanılabilir. Araştırma sonuçları,öğrencilerin asıl bir grubunun olmasını ancak sınıfın kaynaşmasının sağlanabilmesi için öğrencilerin sık sık grup değiştirmelerini ve birbiriyle hiç çalışmamış olanların grup oluşturmalarının sağlanmasını gerekli görmektedir. GRUP İÇİNDE ROLLERİN DAĞITILMASI Roller: Malzeme getirici, yazıcı, okuyucu, sözcü, gözcü, kontrol edici, kolaylaştırıcı, destekleyici, özetleyici, iş bittikten sonra temizleyici. Bu rollerin öğrencilere dönüşümlü olarak dağıtılmasına özen gösterilmeli, herkesin katkısını gerektirecek şekilde hazırlanmalı. İsminin baş harfinin alfabetik sıradaki yeri, doğum günleri sıralaması gibi yöntemlerle roller öğ. Dağıtılabilir. SES TONU Öğrenciler, ses tonunu kendi arkadaşları duyabileceği kadar yüksek diğer grupların rahatsız olmayacağı kadar alçak tutmalıdır. Zaten grup kendi işi için meşgul olacağından gürültü rahatsız edici olmaz. GEÇİMSİZLİK Çok ender birbirleriyle çalışmak istemeyen öğrenciler çıkabilir. Bu durumda öğ. Zorlamadan birlikte çalışmanın önemi belirtilmelidir Birlikte çalışmanın verdiği tadı almaları sağlandıktan sonra sorun kalmaz. ÖĞRETMENİN ROLÜ İşbirlikli öğrenme yöntemini uygulayan öğretmenlerin öğrenme etkinliklerini seçmek ve uygulamak, sınıfı yönetmek kurallar koymak, konu alanı uzmanlığı model olma vb. birçok rolünde bir değişiklik olmaz. Öğretmen yine öğrencilerin çevresini düzenleyen öğrencilerin öğrenmesinden sorumlu olan kişidir. Farklı olan öğretmenin bu işlevini öğrencilerle paylaşarak yerine getirmesidir. Örneğin öğrencilere söylediklerinin aynen yapılıp yapılmadığını kontrol etme, öğrencinin yaptığı her yanlışı düzeltme ve sorduğu her soruyu yanıtlama gibi ağır bir yükü tek başına taşımaz. Çünkü işbirlikli öğrenmede bu sorumluluklar gruba aittir. Grupta hiç kimsenin bilmediği sorular öğretmene sorulur. Öğrencilere işbirliği becerilerini öğretmiş gruplarını oluşturmuş ve yapacaklarını açıklamış öğretmenin işinin, geleneksel sınıftakine göre daha kolay olduğu söylenebilir. Öğretmen dersin amaçlarını saptayıp malzemeleri saptadıktan sonra ne yapılacağını açıklar ve öğrenciler çalışmaya başlar. Ancak bu açıklamalara bakarak öğretmenin öğrencileri tümüyle serbest bırakabileceği onlar çalışırken başka işler yapabileceği düşünülmemelidir. Öğretmenin yapması gereken şey çalışmakta olan gruplar arasında dolaşarak öğrencilerin verilen işi işbirliği içerisinde yapıp yapmadıklarını izlemek durgun olan grupları sorular sorarak hareketlendirmek,izledikleri hakkında öğrencilere dönüt vermek, öğrencilerin takıldıkları noktalarda bilgi vererek, soru sorarak yardımcı olmak işlerin yürümediğini fark ettiği an oraya giderek işlerin yürümesini sağlamak, öğrenciler arasında kaçınılmaz olarak ortaya çıkan çatışmaların barış içinde çözümünde yardımcı olmaktır. ÖĞRETMENİN YARATICILIĞI Genel olarak öğretimde son derece önemli olan öğretmenin yaratıcılığı yani öğretimin amaçlarına ulaşmayı kolaylaştıracak özgün yöntemler, çözümler geliştirebilmesi (Ün, 1987)- işbirlikli öğrenme içinde önemlidir. Her öğretmen, bu kitapta önerilen yöntem, teknik ve ilkelere yenilerini ekleyebilir, işbirlikli öğrenmenin özünü değiştirmeden bazı küçük değişiklikler ve uyarmalar yapabilir. Örneğin, bazı tekniklerde önerilen çalışma yaprakları yerine alıştırma kitapları kullanılabilir. Önemli olan işbirlikli öğrenmenin temel ilkelerinin uygulanmasıdır. Sayfa 1 | 2 | 3 Anne & Baba Okulu Ana Sayfa |