| Ergenlik Ortaokul ve lise dönemleri içerisine giren 13-21 yaş grubu ergen olarak kabul edilmektedir. Bu bildiride ergenlerin fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal, cinsel ve kimlik gelişimleri üzerinde durulacaktır. Ergenlikte Fiziksel Gelişim Beden şekli ve oranlarındaki önemli değişiklikler, ergenlikteki fiziksel büyümenin karakteristiğidir. Ergenlikte kız ve erkeklerde şekil açısından farklılıklar giderek artar. Erkek ergen şekli; dümdüz uzanan bacaklar, dar kalça, geniş omuzlarla karakterize olurken, kızlarda; eğimli olarak uzanan bacaklar, geniş kalçalar ve dar omuzlardır. Ağırlık artışı boy uzamasına paralel gelişim gösterir. Bu dönemde boy uzaması ergenliğin habercisidir. Ağırlık artışı kas ve kemiklerin büyümesiyle gerçekleşir. Ergenlikte Zihinsel Gelişim 12 yaş ve üzerisi zihinsel gelişim çerçevesinde varsayımlar kurabilir, mantıksal sonuçlar çıkarabilir ve karmaşık sorunları sistemli biçimde çözebilir. Bu dönem gençleri kendi görüşlerini haklı gösterebilecek düşünce kurallarını ve mantık yollarını bulmaya başlarlar. Ergenlikte Duygusal Gelişim Ergenlik dönemi dengesiz ve düzensiz bir evredir. Bu evre "gence hiçbirşey anlatılamadığı için, anlatma çabasının yoğun olduğu bir dönem" olarak açıklanabilir. Dönem, bir çelişkiler dönemidir. Yalnızlıktan duyulan hazzın yanı sıra bir gruba katılma özlemi, yetişkini hor görme ama ona dayanma; endişe ve umutsuzluğa karşın geleceğe coşkuyla yöneliş bu çelişkilerin en belirginleridir. Bu evrede duyguların şiddet kazandığı görülür. Bunlar sinirlilik, öfke, bağırma, herşeye karşı gelme gibi özelliklerdir. Ergenlikte Sosyal Gelişim Bu dönemde genç; çabuk kurulan ve bozulan ilişkiler, kolay etkilenme, toplum içinde sivrilme, ilgi çekme ve rol sahibi olma çabası içindedir. Toplumda saygınlık kazanmaya ve statü sahibi olmaya gereksinme duyar. Toplumsal uyum geniş ölçüde bu gereksinimin karşılanmasına bağlıdır. Gencin bu dönemde ailesiyle, arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle olan ilişkileri de önemlidir. özdeşleşme içine girerek aile bireylerine, çevredeki kişilere, düşüncelere genişleyen alanda, gencin benimsediği düşünce, davranış, tutum ve eylemleri oluşur. Gencin bu dönemde arkadaş ilişkileri çerçevesinde, ait olduğu grup önem kazanır ve grup normlarına uymada çaba harcar. Ergenlikte Cinsel Gelişim Ergenlikte ortaya çıkan bütün biyokimyasal değişimlerin önemli etkilerinden biri, cinsel dürtülerdeki ve duygulardaki artıştır. Birçok ergen için bu yeni keşfedilen duygular şaşkınlık ve kaygı kaynağı olabilir. Bu dönemde kız nasıl kız gibi davranması gerektiğini erkek de nasıl erkek gibi davranması gerektiğini öğrenecek, kendisiyle ilgili cinsel kimlik geliştirip bunu kabul edecektir. Aynı zamanda cinsel olgunlaşma ve cinsel dürtüleri denetim altına alma, cinselliğe karşı sağlıklı tutum geliştirme, karşıt cinsle olan ilişkilerinde saygılı-ölçülü olabilmeyi öğrenecektir. Ergenlik Dönemindeki Kimlik Gelişimi Büyüyen ve gelişen genç bir yandan rolünün belirsiz oluşu ile ilgilenmeye başlar. Bu ilgi onu artık kendi kimliğini bulma işine itecektir. "Başkalarının gözünde nasıl göründüğü" ile "kendini nasıl hissettiğini" karşılaştırır. Bu kimlik arayışı en önemli sorunlardan biridir. Dengeli bir kimliğin sağlanması, bireyin "kendinde bütünlük görme yeteneğine" ve "tutarlı yaşantı biçimleri geliştirebilmesine" bağlıdır. Bu kimlik arayışı sırasında yaşıt grupları ve grup liderleri genç için önem kazanır. Gençler kendilerini birarada tutmak için grup liderleri ile aşırı özdeşleşebilirler. Bu gencin kendi bireyselliğinin gözle görülür şekilde kaybına kadar gidebilir. Ergenlik çağında, gencin kendi kimliğini bulmasında 4 boyut önemli olmaktadır. 1- Kimliğin içsel olması, 2- Genç tarafından yapılandırılması, 3- Dinamikliği ve 4- Gencin yeteneklerini, inançlarını ve yaşantılarını kapsamasıdır. Bu şekilde genç kendi özelliklerinin o kadar farkında olur ve kuvvetli-zayıf yönlerini görüp gerçek kimliğine ulaşır. Ergenlik döneminin başlarında, aşık olmanın cinsel olmadığı düşünülmektedir. Genç, kendi kimliği konusunda açıklığa kavuşmak gereksinimi ile aşık olduğu kimseye karşı kırıcı davrandığı da görülebilir. Ergenler; zevkleri ve davranışları farklı olanlara karşı farklı bir tutum geliştirebilirler. Bu, gencin kimlik kaybı tehdidine karşı bilinçdışı savunmadır. Bu dönemde genç yine duygularını inceler, nasıl bir kişi olduğu ve ne olmak istediği konularında kafa yorar. Bu, kimlik duygusunun oluşması çabalarıdır. Kendini aşağı görmekle yüceltmek arasında gider gelir. Adını, yüzünü, duruşunu beğenmez çünkü; fiziksel bakımdan nasıl göründüğü kimlik kavramı ile ilişkilidir ve genç, için kimlik kavramı iniş çıkış içindedir. Genç kendine yakışacak kimlik duygusu içindedir. "Ben kimim, neyim, ne olacağım sorularıyla uğraşıp kendi kişiliğine çeki düzen vermeye çalışan ve kimlik duygusunu oluşturan genç, çocukluk dönemlerini yeniden yaşar. Kendi kimliğine kavuşabilmesi için önce anne-baba etkisinden kurtulmaya çalışır. Anne-baba artık gözlerinde hep haklı kişiler değillerdir. Onları eleştirir. Sanki anne-babadan öğrenecek şeyleri kalmamıştır. Kişinin kimliğini açık seçik bulması, başkalarına ne denli bağımlı olursa olsun, kendini diğerlerinden ayrı bir varlık, birey olarak algılamasına, kendini bir "bütünlük" içinde görmesine, "ben varım" demesine bağlıdır. Kimlik duygusunun cinsel, toplumsal ve mesleksel ögeleri vardır. Cinsel yönden; kendi cinsel yapısını, yeterlilik ve gücünü düşünce ve eylemde başkalarıyla karşılaştırır. Kendini sınar yarışmaya kalkar. Kendi cinsel yapı ve yeterliliğini kabullenmesiyle bu duygu oluşur. Toplumsal yönden; kendini toplum içinde yer arayan genç, geçici bir sürede olsa belli grup ve kahramanlaştırdığı kişilerle aşırı özdeşim kurar. Genç tutucu ve acımasız olabilir. Bir yandan arkadaşlarının aşırı bağlılığını, sadaketini dener ve gerçek dostluğu arar. Mesleksel yönden; bir meslek kazanmak için eğitim ve hazırlıklara girmek önem taşır. Mesleksel kimliğin kazanılması için sağlanan eğitim ve iş olanakları ile ilgili sorunlar gencin bocalamasının en belirgin yanıdır. Bu dönemde genç, kimlik bunalımı ve kimlik karmaşası ile karşı karşıya olabilecektir. Uzmanlar, kimlik bunalımının normal pek çok gençte bulunabileceğine işaret etmektedirler. Bu bunalım, gencin duygusal bağlılıklara giriştiği veya meslek seçimlerinde karar vermek zorunda kaldığı durumda ortaya çıkmaktadır. Kimlik bunalımı ile kimlik karmaşasını ayırmak gerekmektedir. Bunalım, her gencin kimlik duygusunu kazanabilmesi için bilinçli ya da bilinç dışı verdiği savaşımdır. Karmaşa ise; bu bunalımın ağırlaşması, geçici de olsa uyumun ağır şekilde bozulmasıdır. Kimlik karmaşası çeşitli şekilde kendini gösterir. Bazen genç içine kapanır, ilişkileri yüzeyde sürdürerek insanlardan kaçabilir. Eskisi gibi dikkatini toplayamaz, o zamana kadar başarılıyken artık çalışma yeteneğini yitirebilir. Yön ve amacını saptamayabilir. Kimlik karmaşasına giren bu gençlerde benlik sınırları iyi çizilmemiştir. Bu nedenle yakın insan ilişkileri onları ürkütür, benliklerini yitiriyormuş duygusuna kapılır. Düzenli yaşam onlara sıkıcı gelir. Başkalarına benzemekten nefret ederler ama bir kimse olmayı da beceremezler. Bu yazılanlardan çıkarılan sonuç, kimlik gelişiminin yaşam boyu süren bir gelişim olmasına karşın en önemli dönüm noktasının ergenlik dönemi olduğudur. Bu dönemden önceki bütün dönemlere ait sağlıklı ve sağlıksız gelişmeler artık son olarak ortaya dökülmekte, buna göre gencin kimliği şekillenmektedir. Gerek bu dönemin gerek önceki dönemlerin sağlıklı gelişmesi halinde genç kendi kimliğini bulmakta ve yetişkinliğe adım atmaktadır. çocukluktan gelen sağlıksız gelişime ek olarak bu dönemin de sağlıksız gelişimi halinde genç, kişiliğini bulamamış olarak ileri yaşlara geçer. Erinlik (ERGENLıK öNCESı) Gençlik olarak adlandırılan kesim içinde; ortaokul, lise, yükseköğretim yer alır. Kızlar erkeklere oranla iki yıl önce erinliğe girdiklerinden kızlar için ortaokul yılları ergenliğin ilk, lise yılları da ergenliğin son yılları olarak; erkekler için ortaokul son, lisenin ilk iki sınıfı ergenliğin ilk yılları içinde yer almaktadır. Ortaokulun ilk yılları "Erinlik (Ergenlik öncesi) Dönemi" olarak adlandırılmaktadır. Erinlikte birey ne çocuktur ne de gençtir. Bu nedenle ona "yeniyetme" denilmektedir. Bu bildiride erinlerin fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal, cinsel ve kimlik gelişimleri üzerinde durulacaktır. Erinlikte Fiziksel Gelişim öğrenciler vücut enerjilerinin büyük kısmını cinsel büyüme ve olgunlaşmaya sarfettiklerinden dengeli beslenme onlar için önemli olmaktadır. Ergenliğin ilk yıllarında protein, mineral ve vitamine çok ihtiyacı olduğundan gelişigüzel beslenme gencin hastalıklara karşı direncini azaltmaktadır. Ergenlik öncesinde ani boy artışıyla birlikte ikincil seks özellikleri kazanılmaktadır. Kız çocukları erkek çocuklara kıyasla daha hızlı büyümekte ve ergenlik dönemine de daha önce girmektedirler. Bu yıllarda gencin dış görünüşüne çok fazla dikkat ettiği görülmektedir. Ergenlikte sıklıkla karşılaşılan sivilcelerin nedenleri ve önlemleri konusunda gence yardımcı olunmalıdır. Bu yıllarda yine aşırı terlemelerinin sağlıksızlık işareti olmadığı; ama beden temizliklerine dikkat etmeleri gerektiği konusunda bilgi verilmelidir. Bazı ergenlerin büyüyen ve gelişen bedenlerinden utanç duymaları ya da rahatsız olmaları mümkündür. Bunun sonucu olarak da sakarlık artmakta, kambur oturma ve hantal yürüme gibi alışkanlıklar gelişmektedir. Erinlikte Zihinsel Gelişim Kızlar ve erkekler bedensel, duygusal ve sosyal yönden farklı gelişim dönemi içinde bulunmalarına karşın zihinsel yönden birbirlerine benzemektedirler. Soyut düşünme gelişimine paralel olarak mantıklı düşünme de gelişmektedir. Genç; olaylar, durumlar ve konular arasından genellemeler yapabilmekte ve öğrendiklerini başka ya da benzer durumlara transferlerini gerçekleştirebilmektedir. Daha önceki yaşlarda kurala kural olduğu için uyulması gerektiğini düşünürken şimdi kuralların göreli olabileceğini, hataların tamir edilebileceğini ve cezaların değişebileceğini düşünmeye başlayacaktır. Genç içinde bulunduğu toplumun yasasına uyma, bulunduğu grubun mutlu olması ve toplum için çalışmasına da önem verecektir. Ortaokulun ilk yıllarında öğrencilerde başarısızlığın arttığı görülmektedir. Bu başarısızlığın nedeni, çocukların ilgilerinin ve meraklarının çok fazla artması, kendi bedenindeki değişmeleri korku ve merak duyguları ile izleyen, karşı cinsin yakınlığına özlem duyan; ama ondan korkan bir "yeniyetmelik" yıllarının başlamış olmasıdır. Akademik çalışmaların artması ve bunları zaman zaman yetiştirememesi çocuğun kendine olan güvenini sarsmakta sonuçta; başarısızlıkla karşılaşmasına kalmasına neden olabilmektedir. Erinlikte Sosyal Gelişim Bu dönemde arkadaş ilişkileri önem kazanacaktır. Genç, kısa süreli arkadaşlıklar ve büyük gruplar içinde olmak isteyecektir. Erinlikte kızlar ve erkekler arasında bir zıtlaşma sık görülen davranışlardandır. Arkadaşları tarafından kabul edilme ve arkadaş beğenisi gencin kendini kabulünü ve güvenini de etkileyecektir. Arkadaş kabulü ergenlik öncesi yıllarda kendi cinsinden olan arkadaşlarla kurduğu dostluk ilişkileriyle önem kazanmaya başlamıştır. Erinlikte Duygusal Gelişim Ergenlikte, güven ve güvensizlik duygularının kendi içinde dengelişimini kişinin daha önceki yıllardan getirdiği kişilik yapısı etkilenmektedir. önceki dönemde güvensizlik, suçluluk ve yetersizlik duyguları çoksa bu dönem zor geçirilmektedir. Bu dönemde genç; asi, hırçın, dalgın, dikkatsiz, alıngan, yeterince dersleriyle ilgilenmeme, tırnak yeme, kabadayılık, yüksek sesle konuşma, ukalalık ve kuralları umursamama gibi davranışlar içinde bulunabilir. Erinlikteki ilk altı ay içinde, içe dönüklük ve yabancılaşma doğal karşılanmakta sonra genç coşkulu yaşam temposunda yol almaktadır. Erinlikte Cinsel Gelişim çocuğun cinsel büyüme ve gelişmesi de duygusal yönden onu bilinçli veya bilinçsiz tedirgin eden bir durumdur. O nedenle kızların ortaokulun ilk yıllarında, erkeklerin ortaokul son sınıfta erinlik belirtilerine ayrı ayrı gruplar halinde hazırlanmaları gerekmektedir. Erinlikte birlikte gelen anatomik değişmeler ve bunlarla birlikte ortaya çıkan cinsel değişmeler ve üremeyle ilgili anatomi ve fizyoloji hakkında bilgilendirmeye ihtiyaçları olmaktadır. Kendi cinsine özgü davranışların kazanılması önemli bir gelişim görevi olmaktadır. Kadın ve erkek rollerinin açık seçik bir biçimde görüldüğü ailelerde çocuklar, kendi cinsine özgü kalıpsal davranış örüntüleri geliştirebilmektedirler. Erinlik Dönemindeki Kimlik Gelişimi Erinlik öncesinden itibaren kişi artık çocukluktaki kimliğinden farklı bir benlik algısı içinde bulunmaktadır. Genç, bu yeni kimliğine bir yandan umut ve güvenle bakarken bir yandan da toplumun cinsel konulara bağladığı ayıp ve utanç duygusu, kimliğinin bir yönünün kabulünü güçleştirmektedir. Bu nedenle genç, umut ve suçluluk, güven ve güvensizlik duyguları içinde şaşkın ve tutarsız görünmektedir. Ergenlik çağında bazı kişilik yapılarının diğer çağlara kıyasla fazla zorlandığı görülmektedir. Suç işleme, intihar olayları ve ruh hastalıklarının ilk nöbetlerinin görülüşündeki sıklık, güvensiz ve sağlıksız kişilik yapılarının, ergenlik çağının iç ve dış kaynaklı zorlanmaları karşısında kendisi için sağlıklı bir çıkış yolu bulamayan erinin, sağlıksız çözüm yollarıdır. Sağlıklı bir kişilik gelişimi içinde bulunan bir ergenin bile, erinlik yıllarında çocukluktan getirdiği tüm alışkanlıkları terkettiği, yakınları için bir yakınma konusu olduğu görülmektedir. Ergenliğin ilk yıllarnda görülen bütün bu olumsuz davranışlar benlik yapısının bir zorlanma karşısında bulunduğunu göstermektedir. Bu zorlanmaların daha çok bağımsızlığa duyulan gereksinmenin artışından ve cinsel uyanıştan kaynaklandığı söylenebilir. Ergenliğin ilk yıllarında gözlenen çeşitli tutarsız davranışlar ve yetişkinleri ürkütücü nitelikteki uygunsuz görünümlü davranışlar, ergenin egosunun geliştirdiği denemelik ve geçici savunma mekanizmalarından başka bir şey değildir. Ergen; eski alışkanlıklarını, gereksinimlerini karşılayamama durumunda terkeder. Ergenin yeni ihtiyaçlarına doyum getiren aynı zamanda toplumsal kurallarla çelişmeyen davranışlar kazanıncaya kadar pek çok yanılgılar içine düşmesi doğaldır. Ergenin, erinliği takiben ilk altı ay içinde bu savaşım gücünü kaybetmiş gibi içe dönmesini ve arkadaşları da dahil, çevresine yabancılaşmasını doğal karşılamak gerekir. Aslında ergenliğin ilk yıllarında kişilik yapısında meydana gelen bu yeni durum, beraberinde getirdiği tüm sorunlara karşın, insanoğlunun ona bir armağanı olarak kabul etmek gerekir. çünkü bu durum kişiye kendi kimliğini bulmasında bir enerji ve bir esneklik sağlamaktadır. Anne & Baba Okulu Ana Sayfa |