Çocuklar Ne Zaman Yalan Söyler >

Yalan söylemeye iliskin pek çok yazi yazilmis,bilim insanlari bu konuda tezlerini ortaya koymus, davranis bilimciler yalani tartismislar, sairler yalan üzerine siirler yazmis, “bana küçük tatli yalanlar söyle!”diye sarkilar söylenmis, yalandan dolayi arkadasliklar bozulmus, evlilikler bitmistir. Ruhumuzun bir savunma davranisi olan yalan söyleme, zaman zaman insanlar tarafindan basvurulan durumu kurtarma yöntemi olurken, yalan söyleme davranisi her zaman anne-babalarin korkulu rüyasi olma gerçegini sürdürmekte.

Çocuklar neden yalan söyler? Çocuklarda hangi yasta ifade edilen söylemleri yalan kabul ediyoruz da, hangilerine yalan etiketini yapistirmiyoruz? Anne-babalar çocuklarinin yalanlarini yakaladiginda ne yapmalilar?

Yalan söylemek, insanin savunma mekanizmasidir yani bir savunma davranisidir. Kisi iç dünyasini tehdit eden ya da tehdit etme potansiyelinde olan dis etkenlere karsin, kendisini savunmaya geçer ve tepki gösterir. Yalan söyleme davranisi da, kisinin gösterdigi tepkilerin içerisinde yer alir. Yetiskinler savunma davranislarina çok sik basvurmazlar, ancak kendilerini çok fazla bunaltan durumlar oldugunda savunma davranislari devreye girer. Savunma davranislarina fazla basvuruldugu zaman, kisi iç dengelerini kaybedebilir, kendi gerçekligini ve gerçegini yadsiyip, görmezden gelebilir ve sonunda “davranis bozukluklari” gelistirebilir.

Çocuklar için durum biraz daha farklilik gösterir. Çocuklar, biz yetiskinler gibi ara sira degil de, daha sik savunma davranislarina basvururlar. Çocuk iç dünyasini koruma anlaminda bir yetiskin kadar donanimli olmadigi için savunma davranislarini daha sik ortaya koyar. Çocugun yalana basvurmasi da tipki yetiskin insanin yalana basvurmasi kadar, kendini, öz benligini ve iç dünyasini koruma amaçlidir. Çocuk korktugu, kardesini kiskandigi, herhangi bir travma sonucu içinde bulundugu stresle basa çikamadigi ya da çevrenin dikkatini çekmek,

anne-babasinin ve ögretmeninin onayini almak, takdir edilmek ve yeni bir yasantiya uyum saglamak için yalan söyler. Ancak çocugun olaylari ya da durumlari manipule ederek yani degistirerek ortaya koydugu her anlatima “yalan” demiyoruz. Çünkü çocuk belli bir yasa kadar yalan söylediginin farkinda degildir. Bu davranisini çok da bilinçli yapmaz. Çocuklarin yedi-sekiz yasa kadar söylemis olduklari yalanlari “olayi degistirme davranisi” olarak degerlendirmek daha dogru bir tanimlama olmakta. Bu yüzden anne-babalarin küçük çocuklarina iliskin yalan söyleme kaygilarinin bu yaziyi okuduktan sonra en aza inecegini düsünüyoruz.

Çocukta “olayi degistirerek anlatma davranisini” diger bir deyisle yalan söyleme davranisina iten nedenlere de tek tek bakacak olursak asagidaki basliklari görürüz:

KORKUDAN SÖYLENEN YALANLAR

Çocuklar korktuklari zaman sik sik yalana basvururlar yani durumu ve olayi degistirerek anlatirlar. Annesinin çok sevdigi vazosunu kiran dört yasindaki bir çocuk, vazonun kirildigindan haberi olmadigini ya da vazoyu kedinin kirdigini söylerken, aslinda yalan söylemiyordur. Çünkü burada ne bilinçli bir zarar verme, ne de bilinçli bir kandirma davranisi vardir. Burada sadece ve sadece korku duygusundan kaynaklanan, çocugun kendisini koruma davranisi vardir. Uyku sirasinda altina çisini yapan üç yasindaki bir çocugun, çisini yapmadigini söylemesi de yalan degildir. Sinifta etkinlik sirasinda kagidini istemeden yirtan bes yasindaki çocugun ögretmenine “kagidi ben yirtmadim” demesi de yalan degildir. Ancak on dört yasindaki bir çocugu ögretmenine hasta oldugunu bahane ederek ödevini yapmadigini söylemesi yalandir.

Küçük çocuklarin kendi dünyalarinda kurguladiklari degisimleri yalan olarak kabul etmek hatali oldugu kadar, çocuga bu nedenle kizmak, yalan söyledigini yüzüne vurmak da, çocugun kisilik gelisimi açisindan büyük olumsuzluklar yaratir. Anne-babalar, çocuklarinin bu tepkilerine karsin; “sanirim yanlis hatirliyorsun bir kez daha düsünsen” ya da “gel bunu bir kez daha düsünelim,hatirlamiyor olabilirsin” seklinde yaklasabilirler. Ayrica, “korkuyu” çocuk yetistirmede ir araç olarak ailelerin çocuklarinda yalan söyleme davranisina, diger çocuklara oranla daha sik rastliyoruz. O halde çocuklarimizi yetistirirken “korkuyu” bir egitim ve disiplin araci olarak görmekten ve kullanmaktan en kisa zamanda vazgeçmeliyiz.

DIKKAT ÇEKMEK IÇIN SÖYLENEN YALANLAR

Çocuklar çevrelerindeki insanlarin ilgisini ve dikkatlerini kendi üzerinde toplamak için de yalana basvurabilirler. Çok büyük bir evde oturmadiklari halde, “bizim iki tane köpegimiz var” diyen, kardesi olmadigi halde,”benim kardesim dogdu” diyen, okula gitmedigi halde,”ben okula gidiyorum” diyen ya da “tatilde Antalya’ya gittik”,”annem beni hayvanat bahçesine götürdü” diye aslinda gitmedigi halde gitmis gibi anlatan ve senaryolastiran pek çok çocuk vardir. Bu çocuklarin yasi üç ile alti yas arasinda degisir ancak çocugun kisilik yapisini ve gelisim sürecindeki degisimleri de göz önünde bulundurarak, çocukta yalani, yalan olarak kabul etme yasini yedi sekize çekebiliyoruz. Çocuklarinda ve ögrencilerinde bu davranisa rastlayan yetiskinler, “çok sakacisin, saka yapiyorsun” gibi yaklasimlarla çocugun kendi gerçekliginin disina çikmasini önleyebilir.

MUTSUZLUKTAN SÖYLENEN YALANLAR

Mutlu olmak, hem ruhumuz hem de organizmamiz için en gerekli duygusal etkenlerin basinda gelir. Mutlu olmak yasamdaki amacimizdir. Insan mutsuz bir ruh hali içindeyken, mutlu olmak için her yolu dener. Yetiskin insanlarin mutsuzlukla basa çikma yöntemleri farkliyken, çocuklar mutsuzluklarini disariya mutlu yansitmak gibi davranis sergilerler. Anne- babasi sürekli kavga eden bir çocuk, ögretmenine ve arkadaslarina anne- babasinin hiç kavga etmedigini ve çok iyi geçindiklerini söyleyebilir. Çocugun anne- babasindan kaynaklanan mutsuzlugu, onu böyle bir savunma davranisina itebilir. Kreste arkadaslariyla iletisim kuramayan, oyunlara alinmayan bir çocuk, anne- babasina sinifta en çok sevilen çocugun kendisi oldugunu anlatabilir. Ilkokul birinci siniftaki bir çocuk, sini8f baskani seçilemedigi içi çok üzülüp-mutsuz olup, eve geldiginde sinif baskani seçildigini ifade edebilir. Anne- babasi bosanan bir çocuk, arkadaslarina çok mutlu bir aile tablosu çizebilir. Yine yedi- sekiz yas sinirini kabul edip, bu yasa kadar söylenen yalanlari, kabul etmiyoruz. Böyle durumlarla karsilasan anne- babalar ve egitimciler çocugun yalanini ortaya koymadan, “saniri çok üzüldügün için böyle konusuyorsun, hadi gel biraz sohbet edelim” seklinde çocuga yaklasabilir.

KISKANÇLIKTAN SÖYLENEN YALANLAR

Kiskançlik dogustan genlerimizde sifrelenen bir duygumuzdur yani içgüdüseldir. Yetiskinler kiskançliklarini farkli boyutlarda yasar ve yansitirlarken, küçük çocuklar bu içgüdüleri ile basa çikmayip, yalan söylemek diye nitelendirilen tepkiler gösterebilirler. Yeni kardes sahibi olmus bir çocuk annesine”kardesim bana vurdu”, arkadasinin giysisini kiskanan bir çocuk “benim bu etekten bir sürü var”arkadasinin oyuncagini kiskanan bir çocuk “bu oyuncaktan babam bana on tane aldi ama okula getirmiyorum” diyebilir. Çocuklar bu boyutta kiskançlik yalanlari söyleyebilirler ve arkadaslari “yalan söylüyorsun” dediklerinde ise, sinirlenip aglarlar. Yetiskinler çocuklarin bu kiskançlik yalanlarini duymazdan gelerek çok fazla üstlerine düsmeyerek, bu sürecin geçmesine olanak taniyabilirler. Aksi halde çocukla inatlasmak dogru bir yaklasim olmaz.

Travma Sonrasi Stresle Basa Çikmak Için Söylenen Yalanlar

Bu grupta en çok anne- babanin birini ölümü sonrasinda çocugun bu travmanin olusturdugu stresle basa çikmak adina söyledigi yalanlari gözlemliyoruz. Anne ya da babasini kaybeden çocuklar, çogu kez onlari, hayattaymis gibi çevrelerine yansitirlar. Bazen anneanne, babaanne, dede, büyükbaba, dayi gibi çocugun duygusal anlamda çok baglandigi yakinlarinin ölümünde de, onlar hayattaymis gibi konusabildiklerini görüyoruz. 17 Agustos depreminden sonra evlerini kaybeden küçük çocuklarin, sanki evleri hatta çok güzel evleri varmis gibi anlatmalari da travma sonrasi stresle basa çikma davranislarini ortaya koyuyor.

Travma sonrasi stresle basa çikmak için söylenen yalanlarda, çocuk yalan söyledigi için degil de, travmanin neden oldugu stresle basa çikamadigi için ve yasanan travmanin çocugun iç dünyasinda yarattigi zedelenmeler için kesinlikle psikolojik yardim almalidir.

Takdir Edilmek Için Söylenen Yalan

Çocuklar da, biz yetiskinler gibi öz benliklerinin oksanmasindan keyif alirlar. Bunu sonucunda da özgüvenleri artar. Biz yetiskinler özgüvenimizi gelistirmek için farkli yollara basvururuz ama çocuklar yalan söyleme davranisini seçebilir. Bu da küçük çocuklarda sik rastladigimiz bir davranis seklidir. Çocuk ögretmeni onu takdir etsin diye çok erken saatlerde uyudugunu söyleyebilir. Anne- babasi tarafindan takdir edilmek için, sinifta falanca yarismasinda birinci seçildigini anlatabilir. Takdir edilmek adina söylenen yalanlar arasinda çok cesur olmak, çok güçlü olmak, çok çaliskan olmak, en hizli arabaya sahip olmak , en güçlü babaya sahip olmak, çok yemek yemek, en güzel anneye sahip olmak, zengin olmak, çok basarili olmak gibi senaryolar gelmektedir. Çocuklarin bu söylemlerini de yalan kabul etmiyoruz. Çocugun söyledigi konunun çok fazla üstüne düsmemek, gerçek basarilarini hatirlatarak onu onaylamak yapilmasi gereken davranislardandir. Örnegin “bahçede çok yüksekten atladim” Çocuk eliyle öyle bir yükseklik gösterir ki, atlayabilmesi mümkün degildir. “hatirliyor musun geçenlerde çok güzel resim yaptigin için, ögretmenin sana ödül vermisti. Simdi aklima geldi de ine seninle gurur duydum”gibi bir yaklasim çocugu kendi gerçekligine çekecektir.


Anne & Baba Okulu Ana Sayfa