Çocuk Yetiştirmede Önemli Konular

ALTI - DOKUZ YAS ARASI ÇOCUKLARIN EGITIMINDE DIKKAT EDILECEK NOKTALAR

Bu yasta çocuklar genel olarak bedeni , zihni ve duygusal gelisimleri yönünden okul olgunluguna erismis sayilirlar. Geç olgunlasan çocuklarin egitim problemleri vardir. Bu yas çocuklarin egitiminde dikkat edecegimiz hususlari gözden geçirelim:

Birçok çocuk, ev hayatinda karsilasmadiklari, ancak okul hayatinda önem verilen ya- zili semboller karsisinda uyumsuzluk gösterir. Bu durumda ögretmenlerin anlayisli ve sabirli olmalari , aileleri ile isbirligine gitmeleri gerekir. Ruh sagliginin olumlu gelisiminde basarinin önemi büyüktür. Bu dönemde çocuklarin yetenekleri, ilgileri yönünde basari göstermeleri için imkanlar hazirlanmalidir. Çocuklara verilen ödevler , onlarin çalisma ve ögrenme güçlerine uygun olmalidir. Çok zaman alan ve yeteneklerinin üstündeki ödevler ögrencilerin ruh sagli- ni bozar. Ögretmen bu dönemde çocuklarin her biri ile ayri ayri ilgilenmeli , onlara deger ver- digini hissetmelidir. Kusur isleyen , yaramazlik yapan çocuklara ‘’haylaz , beceriksiz ,aptal ’’ gibi küçük düsürücü sözler söylenmemelidir. Bundan dolayi ögrencilere sinifta ayakta beklet- me , arkadaslariyla iliskilerini kesme gibi cezalar verme yoluna gidilmemelidir.Grup disi bira- kilan , yalniz kalan çocuklarla ilgilenilmeli , onlara roller vererek , arkadaslarinin yaninda iti-bar kazanmalari saglanmalidir. Çocuga her firsatta yakinlik göstermek , kisisel problemleriyle ilgilenmek gerekir . Onlara sabahlari ‘’ günaydin ’’ demek , gözler karsilastigi zaman gülümsemek , dersten sonra onunla konusmak , teneffüste yanina gitmek gibi davranislar ög- retmen – ögrenci arasinda olumlu baglari kuvvetlendirir.

DOKUZ – ONBIR YAS ARASI ÇOCUKLARIN EGITIMINDE DIKKAT EDILECEK NOKTALAR

Bu yaslar çocuklugun son yillari olup , ilkokulun ikinci devresini yani dördüncü ve besinci siniflari kapsarlar. Dokuz-on bir yasindaki çocuklar , daha önceki ve sonraki dönemle- re daha dengeli ve istikrarli bir durumdadirlar. Bunlari gözden geçirelim. Bu dönem çocugu okul hayatina uyum saglamis olup , onda erinlik buhranlari belirmemistir. Bu yaslar egitimin kolay devresidir.Bu devrede, arkadaslari ile isbirligi yapma ve sosyal yönden olumlu davranis gelistirmeyi ögrenirler. Bu devrede çocuklara ilgi ve seviyelerine uygun bol okuma materyali, okuma yeri ve zamani saglanmalidir. Süratli ve anlayarak okuma aliskanligi buna baglidir. Iyi okuma ögrenmeyen çocuklar , bu eksiklik yüzünden kisiliklerinde olumsuz etkiler meydana getirir. Çocuk bu yaslarda , kendini yönetmeli , sorumluluk almali , fikir üretmelidir. Evde , o- kulda bir çocuk gibi degil , sorumlu bir kisi gibi davranilarak büyüdügü hissettirilmelidir. Ço- cuklar bu devrede bagimsiz tavir göstermek istemektedirler. Bunun için eve arkadas getirme- lerine , arkadaslarini ziyarete gitmelerine izin verilmelidir . Böylelikle kisiliklerinin gelisimi firsati kazanirlar. Yetiskinler çocuklarinin bazi itaatsizlik ve dik basliliklari karsisinda soguk davranmamali , nedenlerini anlayisli ve hosgörülü sekilde arastirmalidirlar. Bu devrede basa- risizligin etkisi çocuklar üzerinde , öteki çaglara göre daha olumsuzdur. Her çocugun yetenek- li oldugu bir alan vardir. Ögretmen , o çocugu tanimali , bir alanda basarili yaparak çocugun kendine güvenini gelistirmelidir.Bu çag çocuklari hayvan beslemeyi, koleksiyon yapmayi çok severler. Buradan yola çikarak ilgileri ve seviyeleri dogrultusunda egitim daha saglikli verile- bilir.

ILKOKUL ÇAGI RUH SAGLIGI VE OKUL

Bireysel ayriliklar yüzünden her ögrencinin her seyi ayni sürede , ayni düzeyde ögrenemeyecegi nihayet kabul edilmistir. Bu nedenle:

1. Ögretimde bireysel farkliliklar dikkate alinmalidir.
2. Ögretime , yakin çevrenin problemleri ele alinarak baslanmalidir.
3. Ögretim yoluyla edinilen bilgilerin degerlendirilmesi objektif ölçülerle yapil- malidir.
4. Egitim rehberligi, bireysel ayriliklar söz konusu olduguna göre programlar bi- reysellestirilmelidir.
5. Ögrenci bütün yönleri ile taninmalidir.
6. Ögrencilerin seviyelerine uygun düsecek programlar hazirlanarak uygulanmalidir.
7. Okul ögrencilerine yeteneklerine göre seçebilecekleri meslek yollari göstermeli , klavuzluk yapilmalidir.
8. Okul disiplini , uygunsuz davranisa düsecek cezanin kararlastirilmasi du- rumundan kurtarilmalidir. Bunun yerine bozuk davranisi arastiran bir yakla- simi olmali , disiplin problemi bir ceza mahkemesi uygulamasi olmaktan çi- karak egitici ve düzeltici tedbirler alma durumuna getirilmelidir.

ILKOKUL ÇAGINDA SIK RASTLANAN RUHSAL PROBLEMLER

a. Davranis Bozukluklari :
Davranis bozukluklari, huzursuzluk, sinirlilik, geçimsizlik, saldirganlik, yalan söyle- me çalma ve okuldan kaçma gibi degisik sekillerde olabilir.

Yakinlarindan birinin ölümü ya da önemli bir aile sorununda çocukta davranis bo- zuklugu ortaya çikabilir . Ayrica , ruhsal gelisme ve çevreyle iliski sorunlari olan çocuklarda daha ciddi ve sürekli bozukluklar da görülebilir. Örnegin : Çocugun evde ya da okulda dayak- tan korkmasi veya evde ana-babasinin da yalan söylemeleri sonucu çocuk yalan söylemeyi a- liskanlik haline getirebilir. Ögrencinin sorununun evde sürüp sürmediginin ögrenilmesi açi- sindan ailesiyle de görüsülmesi , ondan sonra karara varilmasi gerekecektir . Ailenin çocuga yaklasimi ve ilgisi çok önemlidir.

Çocugun agir üzüntüler karsisindaki tepkileri , daha hosgörülü bir ortamda daha rahat çözümlenebilir. Saldirgan çocuktaki güç ve enerjinin spor alanina , yararli sosyal çalismalara (tiyatro , izcilik v.b.) kaydirilmasi çok olumlu sonuçlar dogurur.

Bazi çocuklar zeka düzeylerin normal olmasina karsilik , ögrenme güçlügü ve asiri hareketlilik , yerinde duramama , ödevlerini geçistirme , düzensiz ve bozuk yazi yazma gibi davranis bozukluklari gösterirler. Derste durmadan yanindakiyle konusur , dikkat azligi nede- niyle basarisiz olurlar. Ögretmen uyardigi , susturdugu hatta ceza verdigi zaman bile biraz sonra tekrar elinde olmadan çocuk eski kipranisina baslar. Bunlar ‘’ asiri hareketli ’’ çocuklar- dir. Tedavi edilmesi gereken bir davranis bozuklugu olup , hekime bas vurulmasi gerekir.Bun- larin yani sira ögretmen sürekli yalan söyleyen , baskasinin esyasini alan ve bunu aliskanlik haline getiren çocuklarin ailelerini ikna ederek bir ruh sagligi uzmanina gidilmesini saglamali- dir.

b. Duygusal Bozukluklar :

Bu gruptaki sorunlar daha çok ögrenciyi tedirgin eden belirtilerdir. Kekemelik , tik , okul korkusu , gece isemesi , tirnak yeme , parmak emme , korkular , bunalti , uyku ve yeme bozukluklari bu grupta sayilabilir.

1. Kekemelik:
Çogunlukla 2-7 yas grubu çocuklarda , konusmanin en hizli gelistigi dönemde görülen bir konusma bozuklugudur. Normal konusan çocuk , yasadigi aile içi kavga , hayvandan korkma , dövülme , trafik kazasi gibi herhangi bir korku sonucu zamanla ve ya aniden kekelemeye baslayabilir. Toplulukta kekemelik artar. Ögrencide zamanla çekingenlik , güvensizlik , basarisinda düsüklük , arkadaslari ile geçimsizlik görülür. Agir konusma bozukluklari sinif içi destekle çözümlenemiyorsa , ögrenci ve ailesi ruh sagligi uzmani bir hekime basvurmaya ikna edilmelidir.

2. Tikler :
Tikler ani bir korku ve gerilimle ortaya çikan göz kirpma , kas kaldirma , burun oynatma gibi belirtilerdendir. Daha çok 6 yasindan sonra görülür. Çok önemli bir belirti olmamasina karsin , çocuk ve gençlerin bu belirtiye verdikleri önem , onlarin ruh sagligini etkiler. Ögretmen , tiki olan çocuklarin sorunlariyla ilgilenmeli , ancak , sinifta veya baska bir zaman ögrenciyi bu belirtiyi düzeltmesi için uyarmamalidir.

3.Okul Korkusu :
Çogunlukla ilkokulun ilk siniflarinda ortaya çikar. Ailenin yakinmasina , hatta ögretmeni suçlamasina sebep olabilecek ölçülere varir. Büyük ölçüde okula gitmek istememe, karin agrilari, bulantilar gibi belirtiler okul saatlerinde görülür. Çocuk okula gitmeye zorlanirsa huysuzlasir, aglar, tehditlerde bulunur. Okula gitmeyince bu sikayetler kaybolur.
Böyle bir durumda ögrencinin okula ait bir sorunu olup olmadigini ögretmenin arastirmasi dogru olur. Bazen dikkat çeken bir olay ögrenciyi korkutabilir , arkadaslarina yaklasmaktan kaçinmasina neden olabilir. Böyle bir sorunun çözümlenmesi ögrenciyi yeniden okula döndürür. Anne ve baba çocuga sogukkanli davranmali , korkutmadan ve cezadan uzak durmalidir.

4.Gece Isemesi :
Gece isemelerinin %5 k
adari bedensel hastaliklar sonucunda ortaya çikar. Bagirsak paraziti , idrar yolu iltihaplari , omurganin dogumdan kaynaklanan bozukluklari gibi. Geri kalan nedenler arasinda akrabalarda da ayni sorunun görülmüs olmasi , yani kalitim etkeni önemli yer tutar. Erken ve baskili tuvalet egitimi , kardes dogumu , kardes kiskançligi , anne ile çocugun iliski bozuklugu , sert cezalar , korku ve ayriliklar belli basli ruhsal etkenlerdir. Altini islatan çocuklarda %60 uyku derinligi görülür.

5. Tirnak Yeme :
Tirnak yeme ve parmak emme genellikle 5-6 yaslarinda baslayan bir güvensizlik isaretidir. Ailede yetersiz ilgi ve sevgi gören çocukta , okulda baskili egitim alan ögrencide , sikinti – gerilim ve saldirganlik duygusunun açiga vurulmadigi hallerde , huzursuz çocuklarda sikça görülmektedir.

6. Ögrenme Güçlügü :
Okul basarisi birçok uygun faktörün bir arada bulunmasina baglidir. Her seyden önce çocukta zeka gelismesi çocugun yasina uygunluk göstermelidir. Bunun yaninda baska etkenler de vardir. Örnegin: Çocugun duyu organlarinda görme bozuklugu ,isitme azligi gibi bir bozukluk olmamalidir. Ögrenme uygun ortamda gerçeklesebilir. Evdeki uyari ve ilgi okuldaki ögretime temeldir. Yoksul çocuklar , öksüz yuva çocuklari arasinda bedensel gelisim geriligi , zeka geriligi gösterenlere de sik rastlanmalidir.
Yetenekler ancak , uygun ortamda ve sevgiyle gelisirler. Çocugun ruhsal dengesinin yerinde olup olmadigi da basarisizliginda bir neden olarak ele alinmalidir. Aile içindeki geçimsizlikler , yoksulluk , agir hastaliklar, ayriliklar , çocugun içine dönük , sikilgan olmasi gibi durumlar da ögrenmeyi etkiler. Bu durumdaki çocuklar yetenekleri ölçüsünde basari gösteremezler.



Anne & Baba Okulu Ana Sayfa